İLK YAZI

Normalde bu yazıyı Abdullah Emre Aladağ hazırlamıştı. Ancak kendi ricası üzerine kendi yazısı yerine ilk fanzin sayımızın giriş yazısını buraya koyuyorum:

“Bu siteyi açarken, itiraf etmeli, aman aman bir fikrimiz yoktu. Yalnızca, yazılarımızı yazabileceğimiz bir blog olarak düşünmüş ve daha ötesini düşünmemiştik. Ama hemen sağdan soldan yazmanın tek gayesi popüler olmakmış gibi insanlar bize şunu öğütledi; Büyüyün. Şu blog gibi olun, bu blog gibi olun. Şunu edin bunu edin… Her şeyinizi ortaya koyun!

Belki bir çocuğun “Ben büyümek istiyorum” demesine denk bir durumdu aslında bu, yani daha bir derinlik oluşturamadan ve henüz yeni olmanın tadını tam olarak anlayamadan bir anda büyümeye çalıştık. Önce site için güzel tasarımlar yaptık, kendi yazılarımıza normalde olduğundan daha özenlice çalıştık ve sağa sola bir anda insanlara yazılarımızı okuması için yalvarmaya başladık. “N’olur okuyun bizi, n’olur etkinliklerimize gelin, n’olur bizi takip edin…”

Şimdi kim bilir hangi kafeye, kitapçıya veyahut sahafa bu fanzini koyduk ki siz de oradan lütfedip bu kağıtları elinize aldınız. Belki okursunuz, belki de birkaç sayfa çevirip “Aman vaktimi ayırıp okumaya değmez.” diye bir kenara bırakırsınız. Canınız sağ olsun, önemli değil. Ama hoş, şu duruma bir başınızı çevirip bakın; tüketici üreticiden daha değerli bu satırlarda. Haftalar boyunca bulduğunuz aynı kafenin köşesinde bu fanzinden nicesi duruyor olacak, kimse el sürmeyecek ve bu böyle sürüp gidecek.

Umutsuzluğumu garip bulabilirsiniz. Ama bu çağ her şeyiyle tüketici olarak değerli, üretici olarak bir hiç olduğunuz dünya burası. Sanki bir ses bize soruyor; “Her yer klasikleşmiş yazarları konuşan nice insanla dolu, onların yanında siz hangi cüretle yazı yazabilirsiniz ki? Her şeyin en mükemmeli varken, sizler de kimsiniz?”. Bilmiyorum. Belki sahiden de o kadar iyi değiliz. Ama şu belli, biz biraz eski kafalı insanlarız. Çünkü yalnızca yazıyor olmanın zevki bizi ayakta tutuyor. Sanırım bizim için büyümek, tanınmak ve popüler olmak önemli değil, salt yazmak önemli. Her taraftan bize “Büyüyün” diye emir gelse de bizim için esas olan yazmak olacak.

Bu arada, olur da yazılarımızı beğenmek gibi bir gaflete düşerseniz sitemize bekleriz. Orada daha fazlası var.”

20 Şubat 2020

Kadıköy 18:08