İstanbul ve Simülasyonlar

İstanbul, kendi içerisinde sıklıkla simülasyon üretmeye müsait bir yer. Bunu da şöyle anlayabiliriz, normalde diğer pek çok Türk şehrini ele aldığımızda şehirlerin genel yaşam şekilleri ve ideolojileri oldukça bellidir. Konya dendiği zaman akla muhafazakar görüş içerisinde tutucu bir yaşam şekli gelirken İzmir dediğimiz zaman da Konya’ya kıyasla daha rahat bir yaşantıya sahip olduğunu biliriz. Ancak […]

Read More İstanbul ve Simülasyonlar

Bu bir kötülüktür!

“Ben yazar olmak istiyorum, başka bir meslek istemiyorum!” diyen adam gelmişti aklıma. Artık kahve makinesine bakarken ne gördüysem birden aklıma düşmüştü adamın derdi. Nedense pek komikti bu vecize benim için, yazarlık herhangi bir mesleğin muadili olabilir miydi? Yazarlığın kendi tanımına aykırıydı bu zaten, dünyadan kendisini soyutlayıp yalnızca yazı yazmaya adamış bir insanın yazacak ne yaşantısı […]

Read More Bu bir kötülüktür!

Gar

Gecenin ayazı öyle bastırmıştı ki sokak kedileri bile ortalıkta görünmüyordu. Zaten bu küçük Anadolu şehrinde hayat erken biterdi, şimdi ise ağaçların rüzgarda savrulan dalları dışında hareketli hiçbir şey yoktu görünürde. Ayrıca onun hemen arkasında cılız bir ışık kıpırtısı vardı ki şehri ortadan ikiye bölen garın bekleme salonundan dağılıyordu. Hoş, bu gar da kentin geri kalanı […]

Read More Gar

İLK YAZI

Normalde bu yazıyı Abdullah Emre Aladağ hazırlamıştı. Ancak kendi ricası üzerine kendi yazısı yerine ilk fanzin sayımızın giriş yazısını buraya koyuyorum: “Bu siteyi açarken, itiraf etmeli, aman aman bir fikrimiz yoktu. Yalnızca, yazılarımızı yazabileceğimiz bir blog olarak düşünmüş ve daha ötesini düşünmemiştik. Ama hemen sağdan soldan yazmanın tek gayesi popüler olmakmış gibi insanlar bize şunu […]

Read More İLK YAZI